Kamu
hizmetlerinin yürütülmesinde saydamlık ilkesi gereği, İnsan
Hakları Başkanlığına, 81 İl İnsan Hakları Kurulu’na ve 850 İlçe
İnsan Hakları Kurulu’na yapılan insan hakları ihlâl iddialarına
ilişkin sayısal veriler, 2004 yılı başından itibaren kamuoyuna
açıklamaya başlanmıştır. Bu veriler sadece iddialarla ilgili
rakamlardır.
Açıklanan
rakamlar, sayısal veri elde etmek için geliştirilen “İnsan Hakları
İhlâl İddiası Bireysel Başvuru Formu” marifetiyle elde edilmektedir.
Ülke çapında oluşturulan 931 İnsan Hakları Danışma ve Başvuru
Masası’ndan edinilebilecek olan başvuru formunun Başbakanlık
İnsan Hakları Başkanlığı internet sayfasından http://www.ihb.gov.tr
den temin edilmesi de mümkündür.
İnsan
Hakları İhlal İddiası Bireysel Başvuru Formu http://www.ihb.gov.tr/basvuru.htm
adresinde yeralmaktadır. (Human Rights Complaints Form http://www.humanrights.gov.tr)
İnsan
hakları ihlâl iddiasında bulunan kişiler tarafından doldurulan
bu formlar, her ayın sonunda İnsan Hakları Başkanlığı’na gönderilmekte,
(TÜİK) Türkiye İstatistik Kurumu’nun teknik desteğiyle analiz
edilen formlarda yer alan bilgiler, sayısal veri halinde kamuoyunun
bilgisine sunulmaktadır.
Sayısal verilerin temel fonksiyonu, insan hakları alanında yapılan
reformların uygulamaya ne ölçüde yansıdığını, uygulamada aksayan
konuların neler olduğunu, hangi alanlarda ne gibi gelişmeler kaydedildiğini
ortaya koymaktır. İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının vatandaşlarımızca
tanınırlığı ve güvenirliği arttıkça, Kurullara yapılan başvuruların
da arttığı görülmektedir. Başvuru yapılmayan iller hiçbir ihlalin
olmadığı yerler anlamına gelmemektedir. İller bazında alınan başvurulara
ilişkin sayılar, o illerin başvuru alabilme kapasitesini bir başka
deyişle başvuru kanalları konusunda vatandaşların yeterince bilgilendirilip
bilgilendirilmediğini göstermektedir.
“İnsan Haklarını Koruma Sisteminin Kılcal Damarları” olarak isimlendirilebileceğimiz,
İl ve İlçe İnsan Hakları Kurulları 2003 yılı Kasım ayında yeniden
yapılandırılarak kamu görevlilerinin katılımıyla oluşmuş bulunan
yapıya son verilip toplumun tüm kesimlerinin temsiline imkan sağlayacak
şekilde sivil toplum temsilcilerinin ağırlıkta olduğu yeni bir
yapıya kavuşturulmuştur. Ortalama 15 üyeden oluşan mevcut yapıda
sadece iki kamu görevlisi bulunmaktadır. Kurullarda görev yapan
sivil toplum temsilcileri şunlardır;
-İnsan hakları alanında faaliyet gösteren en az üç STK,
-Belediye Başkanı veya temsilcisi,
-Üniversitesi temsilcisi,
-İl Genel Meclisi temsilcisi,
-Tabip odası temsilcisi,
-Baro temsilcisi,
-Muhtar temsilcisi,
-TBMM’de grubu bulunan siyasî parti temsilcileri,
-Yerel basın temsilcisi,
-Okul-aile birliği temsilcisi,
-Sendika temsilcileri,
-Ticaret ve sanayi odası temsilcisi,
Ülkenin
her tarafında yaygın bir örgütlenme gerçekleştirilmiş olmasından
ve toplumun tüm kesimlerine temsil imkanı tanınmasından dolayı,
kurullara yoğun bir bilgi akışı gerçekleşmektedir. Kurullarda
toplumun önde gelen hatırı sayılır 14.000 den
fazla kişi gönüllü olarak görev almaktadır.
Bu üyelerin büyük bir çoğunluğu seçimle görevlendirilen muhtar,
belediye başkanı, il genel meclis üyesi, muhtar, okul aile birliğ
temsilcisi, oda temsilcileri gibi atanmamış sivil üyelerden
oluşmaktadır.
2) YILLAR İTİBARİYLE İHLÂL İDDİASI BAŞVURULARINA GENEL
BİR BAKIŞ
Türkiye genelinde 2004 yılı içerisinde Başbakanlık
İnsan Hakları Başkanlığına 354, İl İnsan Hakları Kurullarına 466
ve İlçe İnsan Hakları Kurullarına 27 olmak üzere toplam 847 kişi
başvuruda bulunmuştu. Bir kişi birden fazla hak ihlaline maruz
kaldığını iddia edebileceğinden ihlal edildiği iddia edilen hak
sayısı 1639 olmuştur. 2004 yılında yapılan başvurularda ihlal
iddilaarında hak konularına göre ilk üç sırada;
1. İşkence ve kötü muamele yasağı (158),
2. Adil yargılanma hakkı (131),
3. Kişi hürriyeti ve güvenliği (121) alırken,
2005
yılında, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığına 543,
İl İnsan Hakları Kurullarına 801 ve İlçe İnsan Hakları Kurullarına
29 olmak üzere toplam 1373 kişi 2179 hak konusunda ihlal iddiasıyla
başvuruda bulunulmuş olup, 2005 yılında yapılan başvurularda
ihlal iddilaarında hak konularına göre ilk üç sırada;
1. Sağlık ve hasta hakkı (211)
2. Mülkiyet hakkı (208)
3. Çalışma ve sözleşme hürriyeti (203) yer almış, İşkence ve
Kötü Muamele Yasağına ilişkin başvurular ise 162 adetle dördüncü
sırada kalmıştır.
2006 yılında Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığına
666, İl İnsan Hakları Kurullarına 874 ve İlçe İnsan Hakları Kurullarına
50 olmak üzere toplam 1590 kişi 2056 hak konusunda ihlal iddiasıyla
başvuruda bulunulmuş olup, 2006 yılında yapılan başvurularda ihlal
iddialarında hak konularına göre ilk üç sırada;
1. Sağlık ve Hasta Hakkı (261)
2. Mülkiyet Hakkı (203),
3. Adil yargılanma hakkı (146) yeralmıştır.
2007
yılında
Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığına BİMER kanalıyla 64 olmak
üzere (383+64) toplam 447, İl İnsan Hakları Kurullarına BİMR
kanalıyla 252 (735+252) toplam 987 ve İlçe İnsan Hakları Kurullarına
BİMER kanalıyla 8 (53+8) toplam 61, 1171 kişi 1318 hak konusunda
ihlal iddiasıyla başvuruda bulunulmuş olup, 2007 yılında yapılan
başvurularda ihlal iddilaarında hak konularına göre ilk üç sırada;
1. Sağlık ve Hasta Hakkı (115)
2. Mülkiyet Hakkı (84),
3. Kötü Muamele Yasağı İhlali (79) yeralmıştır.
2008
yılı ilk 6 ayında Türkiye genelinde 2356
kişi insan hakları ihlâli iddiasıyla başvuruda bulunmuştur.
Başvuruda bulunan 2356 kişiden 505
kişi Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’na,
1851 kişi ise İl ve İlçe Kurullarına
başvuruda bulunmuştur. Bir kişi birden fazla hak ihlaline maruz
kaldığını iddia edebileceğinden, ihlal edildiği iddia edilen
hak sayısı başvuru sayısından farklı olarak 2767’dir.
2008
yılı ilk 6 ayında alınan verilere göre, Tutuklu
ve Hükümlü Hakkı ihlal iddiaları 398
başvuruyla 1. sırada, Sağlık ve Hasta
Hakkı ihlal iddiaları 344 başvuruyla
2. sırada, Çevre Hakkı ihlal
iddiaları ise 218 başvuruyla 3.
sırada yeralmıştır. Toplam 2767 başvurunun
398’ini oluşturan ve “Diğer” karogorisi içinde
yer alan başvuruların büyük çoğunluğunun ise maddi yardım talebi
olduğu gözlemlenmektedir.
2008 yılının ilk 6 ayında Başbakanlık İnsan
Hakları Başkanlığına 505 İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarına
1851 olmak üzere toplam 2356 kişi 2767 hak konusunda ihlal iddiasıyla
başvuruda bulunmuş olup, 2008 yılının ilk altı ayında yapılan
başvurularda ihlal İddialarında hak konularına göre ilk üç sırada;
1. Tutuklu ve Hükümlü Hakkı (391)
2. Sağlık ve Hasta Hakkı (344)
3. Çevre Hakkı (218) yeralmıştır.
2005 yılından itibaren işkence iddiaları ile kötü muamele iddiaları
ayrı ayrı değerlendirilerek sayısal veriler elde edilmeye başlanmıştır.
Buna göre işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin rakamlar
ayrı ayrı sınıflandığında
2005
yılından itibaren işkence iddiaları ile kötü muamele iddiaları
ayrı değerlendirilerek sayısal veriler elde edilmeye
başlanmıştır. Buna göre işkence ve kötü muamele iddialarına
ilişkin rakamlar ayrı ayrı sınıflandığında 2007 yılında, kötü
muamele iddialarının 79 adetle 3. sırada, işkence iddialarının
ise 17 adetle 13. 2008 yılının ilk yarısında , kötü muamele
iddialarının 178 başvuru sayısıyla 4. sırada, işkence iddiaları
ise 26 başvuru sayısıyla 18. sırada yeraldığı görülmektedir.
2008
yılı ilk 6 ayında elde edilen veriler 2007 yılı ilk
6 ayı verilerine göre karşılaştırıldığında, işkence yasağı ihlal
iddialarına ilişkin 2007 yılında 17 başvuru alınmışken, 2008
yılının ilk 6 ayında 26 başvuru ile 18. sırada yer almıştır.
Kötü muamele ihlal iddiaları ile ilgili olarak
ise 2007 yılı ilk 6 ayında 79 başvuru alınmış iken bu rakam
2008 yılının aynı döneminde 178 başvuru ile 4.
sırada yeraldığı görülmüştür. İşkencenin ayrı olarak ele alınması
özel olarak vurgulanması içindir.
2004 Ocak ayından 2008 yılı Temmuz ayına kadar geçen 48
aylık dönemde Başkanlık ve Kurullara 9959 hak
ihlali iddiasıyla 7661 adet başvuru olmuştur.
| YIL |
BAŞVURU
SAYISI |
HAK
KONUSU |
| 2004 |
847 |
1639 |
| 2005 |
1373 |
2179 |
| 2006 |
1590 |
2056 |
| 2007 |
1495 |
1318 |
| 2008 (ilk Altı Ay) |
2356 |
2767 |
| Toplam |
7661 |
9959 |
________________________________________
2008 yılı ilk 6 ayı verileri değerlendirildiğinde
ihlal edildiği iddia edilen haklar sıralamasında ilk sırayı
391 başvuru sayısı ile tutuklu ve hükümlü hakları
almıştır. Tutuklu ve hükümlü haklarına yönelik ihlal iddiası
sayısındaki bu artış hiç kuşkusuz gerek İnsan Hakları Başkanlığının
gerek İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının tanınırlığının artması
ve olumlu sonuç alınan örnek olayların tutuklu ve hükümlüler
arasında bu Kurumlara karşı güven duyulmasını sağlamasıyla ilişkili
olduğu düşünülmektedir. Gelen başvurularda tutuklu ve hükümlülerin
daha iyi yaşama isteği, iletişimde karşılaştıkları sorunlar,
infaz , ayrımcılıkla ilgili konular, af talepleri, yer sıkıntısı,
ceza evlerinin doluluk oranının yüksekliği gibi konular dile
getirilmektedir.
2007
yılı verilerine göre ilk sırada yer almakla birlikte 2008 yılının
ilk altı ayında 2. sırada yer alan sağlık ve hasta hakkı ile
ilgili şikayetler ise hastanelerde yaşanan ilgisizlik, kötü
tedavi koşulları, yoğun kuyruklar, hijyen sorunları, yanlış
tedavi ve teknik imkansızlıklar gibi hususlardan kaynaklanmaktadır.
Bunun yanında sağlık alanında son yıllarda yapılan devrim niteliğindeki
değişim, beklentileri artırmış ve insanımızın sağlığıyla daha
fazla ilgilendiği, bu alanda moderleşmenin hızlandığıda belirtilebilir.
2008
yılı ilk 6 ayı verileri değerlendirildiğinde ihlal edildiği
iddia edilen haklar sıralamasında 218 başvuru sayısı ile 3.
sırada yer alan çevre hakkı ile ilgili başvuru sayısının bu
denli çok olmasının nedeni ise; son yıllarda baz istasyonlarının
sayılarının giderek artması, yoğun nüfus artışı nedeniyle şehirlerin
yüksek gerilim hatlarının olduğu yerlere doğru ilerlemesi, nükleer
santraller ve kuraklıkla birlikte gelen su sıkıntıları veçevreye
daha duyarlı oluş olarak değerlendirilebilir.
2007
verilerinde 2. sırada ve 2008 yılının ilk 6 ayında 8. sırada
yer alan mülkiyet hakkıyla ilgili şikayetlerin ise, tapu ve
kadastro sorunları, kamulaştırma bedelleri ve ödenmesinde yaşanan
ihtilaflar gibi konularda yoğunlaştığı gözlenmektedir. Ayrıca
örnek olarak trafikte uygulanan para cezalarının yüksekliği
ya da haksızlığıyla ilgili şikayetler, bazı kamu kurumlarında
görülen sözleşmeli personel veya sendikalı işçilerin yüksek
ücret almaları nedeniyle eşit işe eşit ücret ilkesinin ihlâl
edildiği yolundaki şikayetler gösterilebilir.
2004
yılında 6. sırada, 2005 yılında 5. sırada, 2006 yılında 4. sırada,
2007 yılında 10. sırada ve 2008 yılının ilk 6 ayında 45 başvuru
ile 15. sırada yer alan ayrımcılık yasağı ihlaliyle ilgili şikayetler
Literatürde (İnsan Hakları Evrensel Beyannemesi, Avrupa Temel
Haklar Sözleşmelerinde ve 1982 Anayasasında) yeraldığı biçimde
ırk, renk, dil, din veya siyasal düşünce farklılığından dolayı
insanlara ayrımcılık yapıldığı iddiaları ile fazla ilgili değildir.
Bu şikayetler daha çok kamu hizmetlerinin işleyişinde yaşanan
torpil, kayırmacılık ya da ücret adaletsizlikleriyle ilgili
iddialardan oluşmaktadır. Bununla birlikte son yıllarda “ayrımcılık”
la ilgili başvurular sıklıkla alınmaktadır.
2008
yılının ilk 6 ayında vatandaşlarımızdan Kurullarımızın ve Başkanlığımızın
çalışmalarından duydukları memnuniyeti gösterir dilekçeler de
alınmıştır.
Başkanlığımıza
ve Kurullara ulaşan ve insan hakları ihlal iddiası içermemekle
birlikte yardım taleplerine ilişkin başvuruların sayısınında
da birhayli yüksek olduğu gözlenmektedir. Başvuru yapan bu kişilere
Valilik ve Kaymakamlıklar aracılığı ile maddi yardım yapılması
sağlanmaktadır.
Ülkemizde insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum
kuruluşlarının sayı ve etkinliğinin henüz istenilen düzeyde
olmadığı göz önüne alındığında, İl ve İlçe İnsan Hakları Kurullarının
hedeflenen etkinlik düzeyine ulaşmaları için Kurul başkanları
olan Kaymakam ve Valilere düşen görevin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaktadır.
Halkın bu yeni kurumlara olan ilgisi ve sivil toplum kuruluşlarının
katkıları, üstlerine düşen bu görevin bilincinde olan Kurul
Başkanlarının gayretleriyle artmaktadır. Bununla birlikte, Kurul
başkanlarının devlet kurumları ile vatandaş arasındaki diyalog
açısından bu yeni ve umut verici platformdan azami derecede
istifade etmeye çalışmaları gerekmektedir.
Belirtilmesi
gereken bir diğer nokta da, Kurulların çalışma usullerini düzenleyen
Yönetmelik gereğince, Kurul başkanı olarak görev yapan Mülki
Amir ile diğer üyelerin oylarının eşit olması ve Başkanın veto
hakkının bulunmamasının, Kurulların sivil niteliği ve kararlarının
sağlığı açısından yeterli bir güvence oluşturmakta olduğudur.
Çünkü ortalama 15 kişiden oluşan bu kurullarda Başkan dahil
en fazla iki kamu görevlisi bulunmaktadır. Bütün bunların yanında
yaşanan kimi olumsuzluk ve yetersizliklerin de Kurulların henüz
oluşum aşamasındaki yeni yapılar olmasından kaynaklandığını
ve çalışmalarının kazanacağı yoğunluk ve niteliğe bağlı olarak
bu sorunların da zamanla ortadan kalkacağına inanılmaktadır.
Bu amaçla aktif çalışmak isteyen insan hakları ile ilgili faaliyet
gösteren sivil toplum kuruluşlarından üye olmak isteyenlerin
kurullara üyelikleri teşvik edilmelidir.
İl
ve İlçe İnsan Hakları Kurulları Danışma ve Başvuru Masası /
Beyaz Masa görevlilerinin istenilen nitelikte olmaları Kurullarımızın
başarısının teminatıdır.
İnsan
hakları ihlal iddiları ve önceki yıllara ait istatistiklerin
yeraldığı Rapor Bültenler için aşağıdaki linkleri tıklayın.D
Detaylı
Bilgi İçin: 0 312 430 72 84TUNTAŞ
Başbakanlık Uzmanı